66.Sone(William Shakespeare)

Can Yücel tarafından Türkçe’ye çevirilen mükemmel William Shakespeare sonesi ;

Sonenin tamamına hakim olan melankoli , sone devam ettikçe mükemmel bir yoğunluğa ulaşıyor.Şair Dünya’da ve toplum düzenlemelerinde görüdüğü anormallik ve çarpıklıklara ağıt yakıyor ve Dünya’dan kurtulmak istiyor.Bir nevi yaşadığımız hayatın bir tanımı ve gönüllere tercümanı olan sonedir.Hayat ne kadar acımasız da olsa sevdiklerimiz için her şeye katlanırız .

 

66. SONE

Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen’ e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
Seni yalnız komak var, o koyuyor adama.

SONNET 66
Tired with all these, for restful death I cry,
As to behold desert a beggar born,
And needy nothing trimm’d in jollity,
And purest faith unhappily forsworn,
And gilded honour shamefully misplac’d,
And maiden virtue rudely strumpeted,
And right perfection wrongfully disgrac’d,
And strength by limping sway disabled
And art made tongue-tied by authority,
And folly—doctor-like—controlling skill,
And simple truth miscall’d simplicity,
And captive good attending captain ill:
Tir’d with all these, from these would I be gone,
Save that, to die, I leave my love alone.