Bloğuma Hoş Geldiniz

Ruh-i Revanım

  Aylardan mayıs , dışarıda hafif bir YAĞMUR…Hemen penceremi açtım.Hiç kaçırır mıyım bu ilahi mutluluğu. Bahçemdeki ağaçların yapraklarına düşen her bir YAĞMUR tanesinin çıkardığı sesler adeta senfonik ve klasik müzik tadında .Dünden kalan yarım bir mumu yakıyorum ve  bana hediye ettiğin Büyük Saat’i açıyorum.Nasıl besmele ile başlanıyorsa Kur’an’a ben de Adınla başlıyorum en sevdiğin şiiri… “Ruh-i Revanım” okumaya devam et

Okumak iptiladır, müptelalara selam olsun!

” Kitabı kurtarmak için parmağımı bile oynatmam. Batacağı varsa batar. Benim kitaplarım var, evde. Onlar batmaz, orada duruyorlar işte. İnsanın neden ille de kitap için bir şey yapması gerektiğini anlamıyorum. Kitaba ihtiyaç kalmazsa kitaba ihtiyaç kalmamış demektir. Bazı insanlar kendilerini okur sayar. Sonra da “biliyor musunuz , ben doktorum”  derler,” okumaya hiç vaktim yok.” Şimdiye kadar… “Okumak iptiladır, müptelalara selam olsun!” okumaya devam et

How Do I Love Thee? (Sonnet 43)

İngiliz edebiyatının en ünlü aşk sonelerinden biri olan How Do I Love Thee ,Sone 43; Elizabeth Barrett Browning’in 1851 yılında yayımlanan The Sonnets from Portuguese(Portekiz’den Soneler ) adlı kitabında 1851 yılında yayımlanmıştır.Bu çalışmanın ardında yatan ilham, Elizabeth’in en yakın kardeşinin kazara ölümünden sonra Londra’da geçirdiği sessiz,çaresi ve umutsuz bir yaşam tarzından onu kurtaran insana yani… “How Do I Love Thee? (Sonnet 43)” okumaya devam et

Uzaktan Sevmek Ne Demek ?

Uzakta bir yerde demini alan bir çayın kokusunu duyar gibiyim.. Öyle ki gözlerimi yumduğumda bir çift el uzatıyor o çayı. Vakit eylül kadar YAĞMURLU, kelimeler sırılsıklam.. Satırları karaladıkça aralanıyor sanki perde biraz daha; Ve bir ışık gözlerime doğuyor.. Sonra bir yüz, adını yazamadığım, Başımı kaldırıp bakamadığım. . Kalem duruyor artık.. Yazsa adını sonraki kelime uçurum… “Uzaktan Sevmek Ne Demek ?” okumaya devam et

PARIS🗼
This is what you do on your very first day in Paris. You get yourself,not a drizzle,but some honest-to-goodness rain, and you find yourself someone really nice and drive her through the Bois de Boulogne in a taxi.The rain's very important. That's when Paris smells its sweetest.🗼♥
Araç çubuğuna atla